top of page

Bir Şeyler Biriksin



Son zamanlarda bize en çok sorulan şey şu:

“Ağaçlarla bu kadar şeyi nasıl bağlıyorsunuz?”


Bu iş aslında bir sohbetle başladı.

Uzun zamandır terapist bir arkadaşımızla

duygular üzerine konuşuyoruz.


Mesela yalnızlık.


O bize yalnızlığı anlatıyor.

Neden olur, ne hissettirir…

İnsan neden bazen yalnız kalmayı seçer.


Bu bir tercih midir,

yoksa başka bir şey mi…


Ve ne zaman ağır gelmeye başlar?


Bir sonraki buluşmada

sıra babayani’ye geliyor.


Bu sefer babayani,

o duyguya karşılık gelen

bir ağacı anlatıyor.


Bazen bir özelliğini,

bazen bir hikâyesini.


Mesela yalnızlık

ağır gelmeye başladığında

bir çınar geliyor aklımıza.


“Devrilen çınar” diye aratsanız…

az değiller.


Ama bir yandan da

insanlar dinlenmek için

hep bir çınarın altını arıyor.


Başta bu sadece bir oyundu.

Ama sonra bir şey oldu.

Aynı şeyi tekrar tekrar yapmaya başladık.


Ve fark etmeden

bu durum bir alışkanlığa dönüştü.

Duygular, olaylar, objeler...


Üstelik hoşumuza da gitti.

Bir noktadan sonra

zorlamaya gerek kalmıyor.

Zaten bir yere bağlanıyor.


Yaklaşık üç senedir

bunu yapıyoruz.

Ve dönüp baktığımızda

küçük notlar değil,

ciddi bir birikim oluştu.


Bir süre sonra şunu fark ettik:

Her konunun ağaçlarda bir karşılığı var.


Bazen çemberin içinde olduğunuzda

neyi anlatmanız gerektiğini bilemeyebiliyorsunuz.


Dışarıdakiler

konuya daha net bakabiliyor.

Biz biraz o çemberin içindeyiz.


O yüzden zaman zaman

“ne anlatsak acaba?” dediğimiz oluyor.

Ama şundan eminiz:


Anlatmaktan yana bir sıkıntımız yok.


O yüzden gelin,

çemberi genişletelim.


Bir şeyler biriksin.


Bir konu yazın.

Bir duygu yazın.

Bir soru yazın.

Başınızdan geçen bir şey yazın…

ya da hoşunuza giden bir söz.


Gerisi bizde.

Denemesi bedava!


not: burası herhangi bir ahşap atölyesi değil.

 
 
 

Yorumlar


babayani-2.png
bottom of page