Bir Şeyler Biriksin
- berk b.
- 23 Mar
- 1 dakikada okunur

Son zamanlarda bize en çok sorulan şey şu:
“Ağaçlarla bu kadar şeyi nasıl bağlıyorsunuz?”
Bu iş aslında bir sohbetle başladı.
Uzun zamandır terapist bir arkadaşımızla
duygular üzerine konuşuyoruz.
Mesela yalnızlık.
O bize yalnızlığı anlatıyor.
Neden olur, ne hissettirir…
İnsan neden bazen yalnız kalmayı seçer.
Bu bir tercih midir,
yoksa başka bir şey mi…
Ve ne zaman ağır gelmeye başlar?
Bir sonraki buluşmada
sıra babayani’ye geliyor.
Bu sefer babayani,
o duyguya karşılık gelen
bir ağacı anlatıyor.
Bazen bir özelliğini,
bazen bir hikâyesini.
Mesela yalnızlık
ağır gelmeye başladığında
bir çınar geliyor aklımıza.
“Devrilen çınar” diye aratsanız…
az değiller.
Ama bir yandan da
insanlar dinlenmek için
hep bir çınarın altını arıyor.
Başta bu sadece bir oyundu.
Ama sonra bir şey oldu.
Aynı şeyi tekrar tekrar yapmaya başladık.
Ve fark etmeden
bu durum bir alışkanlığa dönüştü.
Duygular, olaylar, objeler...
Üstelik hoşumuza da gitti.
Bir noktadan sonra
zorlamaya gerek kalmıyor.
Zaten bir yere bağlanıyor.
Yaklaşık üç senedir
bunu yapıyoruz.
Ve dönüp baktığımızda
küçük notlar değil,
ciddi bir birikim oluştu.
Bir süre sonra şunu fark ettik:
Her konunun ağaçlarda bir karşılığı var.
Bazen çemberin içinde olduğunuzda
neyi anlatmanız gerektiğini bilemeyebiliyorsunuz.
Dışarıdakiler
konuya daha net bakabiliyor.
Biz biraz o çemberin içindeyiz.
O yüzden zaman zaman
“ne anlatsak acaba?” dediğimiz oluyor.
Ama şundan eminiz:
Anlatmaktan yana bir sıkıntımız yok.
O yüzden gelin,
çemberi genişletelim.
Bir şeyler biriksin.
Bir konu yazın.
Bir duygu yazın.
Bir soru yazın.
Başınızdan geçen bir şey yazın…
ya da hoşunuza giden bir söz.
Gerisi bizde.
Denemesi bedava!
not: burası herhangi bir ahşap atölyesi değil.




Yorumlar